[en son güncelleme 15.03.2017]

Ağız kokusu ve günümüzdeki sağlık problemleri ile ilgili ele alınmış en kapsamlı ve kesin cözümler ile sonuçlarındırılmış uzman doktorlardan oluşan bir ortak çalışmadır. Toplam kelime sayısı 3109. Okuma süresi 11 dakika. 

Insanın sosyal hayatını ve psikolojisini olumsuz etkileyen ve toplumsal bir sorun haline gelen, üstelik böbrek, şeker hastalığı , sindirim, solunum ve kanser hastalığın’da belirtisi bile olabilen bu sorunu tüm detayları ile ele alındı. Yazıyı lütfen dikatlice okuyunuz ve yakınlarınızada paylaşınız.

Ağız kokusu neden olur, kanser habercisi olabilir ve nasıl YOK edilir ?

Halitosis kişinin sosyal yaşantısını, özgüvenini ve toplum içindeki etkinliğini derinden etkileyen, kronikleştiği durumlarda çeşitli hastalıkların belirtisi olabilen bir problemdir. Diş hekimliğinin özel inceleme alanında bulunan bu problem, kişinin beslenme alışkanlıklarından, bakımı ve hijyeninin yetersizliğinden kaynaklanabilir. Ancak gırtlak, bağırsak, akciğer ve mide kanserinde de ağız kokusuna sık rastlanıyor.

Kötü kokunun sebepleri arasında en yaygını olan neden ise dişlerin düzenli fırçalanmaması yer almaktadır. Diş fırçalama işlemi, florürlü diş macunları ile günde iki kez, iki dakikadan fazla süre ile yapılmalıdır. Diş yüzeylerinde, sıcak ve soğuk geçişler sebebiyle oluşan milyonlarca çatlak mevcuttur. Bunun yanı sıra, dişlerin sürekli kullanımından ya da asitli içeceklerin sık tüketiminden kaynaklanan korozyonlara diş yüzeyinde sıkça rastlanır. Bu çatlaklar ve aşınmalar üzerinde biriken bakteriler hızla çoğalarak kokuyu tetikler.

 

Derin ve derin olmayan diş çürükleri bu rahatsızlığın en önemli nedenlerindendir. Özellikle 20 yaş dişleri, diş fırçasının zor ulaştığı alanlarda olduğundan burada bakteri yoğunluğu çok daha fazladır. Buna ek olarak 20 yaş dişlerinin sürmesi esnasında oluşan diş eti iltihaplanmaları da neden olabilir.

Koku yalnızca dişler değil, damaklar, dil ve iç yanak kısımları da sorumlu olabilir. Kişinin tükürüğünde bulunan amilaz enzimi, dil altından salgılanarak besinlerin parçalanması ve ağız içinde doğal antiseptik bir ortam oluşturulmasını sağlar. Ancak özellikle dil yüzeyindeki bakteriler bir aparat yardımıyla uzaklaştırılmadığında dil üzerinde sülfür bakterilerinin yoğunluğu artar.

Nefes kokusu neden olur? (Farkı nedir nasıl anlaşılır)

Nefes kokusu, tıp literatüründe, ağız kokusundan farklı bir durum olarak incelenmektedir ve aynısı değildir. Bu sorun genellikle akciğerlerdeki gaz değişimindeki problemler ile ilişkilendirilmektedir. Akciğerler difüzyon yoluyla temizlenen kan içerisine sindirim ve boşaltım sisteminde yoğun olarak bulunan gazların karışması, akciğerlerden soluk borusu ile dışarı çıkan nefes kokusu problemine yol açmaktadır. Dolayısıyla nefes kokusu, daha çok gastroenteroloji bilim dalının inceleme alanına girmektedir.

Halitosis ile devam edersek tükürük salgısının azalması, sürekli ağızdan nefes alınması sebebiyledir. Bu durum ağız içinde, boğazda, hatta geniz kısmında kuruluk yaratabilir. Burnun arka dokularından gelen kokular, boğazdan gelen kokular de nefes kokusunun nedeni olabilir.Bir diğer sebeb ise, üst ve alt solunum yolu enfeksiyonlarıdır. Larenjit, farenjit, bronşit ve bademcik iltihaplanması, geniz akıntısı, ve grip gibi enfeksiyonlar kokuya yol açmaktadır. Sorunun ortadan kaldırılması için antibiyotik kullanımına yönelinmektedir.

Akciğerlerde bulunan ve pulmoner nodül olarak adlandırılan iltihabi oluşumlar, bu soruna sebep olabilmektedir. Bu oluşumlar, genellikle çeşitli akciğer enfeksiyonlarının kalıntıları olarak görülür. Sigara kullanan hastalarda da rastlanan nodüller, düzgün yüzeyli, bazen top şeklinde olabilen oluşumlardır. Enfeksiyon sonucu ortaya çıkmış olduklarından ve uzun süre akciğerler dokularında kaldıklarından kötü koku oluşumuna sebep olabilirler.

Aşırı kokuya özellikle tüketilen baharatlı gıdalar, soğan sarımsak gibi gıdalar sebebiyle ortaya çıkmaktadır. Bu tip gıdalar sülfür bakımından oldukça zengindirler. Dolayısıyla tüketimden bir ya da birkaç gün sonrasına kadar ağız kokusu oluşturma ihtimalleri yüksektir. Alkol ve buna benzer asitli sıvılarında kokuya neden oluşturduğu bilinmektedir.

Kimi zaman bağırsaklardan gaz sızıntısı, mide bağırsak kapakçığındaki problemler bu tür sorunlara yol açabilmektedir. Endoskopi gibi tanı koyma yöntemleri ile bu tür rahatsızlıklar tespit edilebilmekte, gerektiğinde cerrahi müdahale ya da ilaç tedavisi uygulanabilmektedir. Bu durum, bilinen sorundan farklı olup daha da ciddi yaklaşılması gereken bir durum olup vücudun genel sağlığı ile ilgilidir.

Bazen mide enfeksiyonları, mide kapakçığındaki problemler, reflü, ülser ve gastrit gibi problemler de kokuya yol açabilir. Özellikle helicobacter pilori enfeksiyonu bu sorun icin en önemli sebepleri arasındadır. Bu tür kokuları baskılamak için mide koruyucu tabletler önerilmektedir.

Son olarak Diyabet hastalığı da özellikle ilaç kullanan hastalarda bir nedendir. Aseton kokusuna benzer bir koku, diyabet hastalığının işaretidir. Bunun yanı sıra, bazı farklı hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar ağızda ya da nefeste kötü koku oluşumuna neden olabilir.

 

Sabahları ağız kokusu (10 kişiden 6’sı ağızda ağır ve hafif koku ile uyanıyor )

Oldukça doğal bir durum olup, ağız içerisindeki bakterilerin gece boyu faaliyet göstermesinden kaynaklanmaktadır. Özellikle dil üzerine yerleşen bakteriler herhangi bir sıvı tüketimi olmaksızın uzun saatler boyunca belli bir noktada kalmaktadır. Aynı zamanda ağzın gece boyunca kapalı kalması, havasız bir ortam sebebiyle kokuyu artırmaktadır. Bunun yanı sıra, gece boyu besin tüketilmemesi açlığa da sebep olarak ağızda kötü koku oluşumunu artırmaktadır.

Sabahları ağız kokusunu önlemek için, gece yatmadan dişleri fırça ve diş ipi ile temizlemek, dilin sırt ve yan kısımları ile arka kısımlarını temizlemek gerekmektedir. Sabah uyanınca dil spatulası kullanarak dil üzerindeki birikintiyi sıyırıp uzaklaştırmak, mide sağlığının korunması, bu sorunun uzun vadede en aza indirilmesi için etkili bir yöntemdir.

Peki gelelim en merak edilen konuya:

Ağız Kokusu Nasıl Giderilir?

Konuya başlamadan önce bilinki bu çalışma en uzun ve her akla gelen soruya cevap verebilecek bir çalışmadır. Eğer ğinede takıldığınız veya daha net bilgi edinmek istediğiniz bir konu var ise bize iletişim bölümünden veya yorum bırakarak ulaşabilirsiniz. Sorularınız 24h içinde cevaplanılacaktır.

Tip 1,2,3,4 ve 5 ne demek ve cözümleri:

Kişiyi ikili ilişkilerinde zor durumda bırakan bu sorun, çoğu kez kişinin genel ağız hijyenine önem vermemesi sebebiyle ortaya çıkmaktadır. Diş çürükleri, uzun vadede dişlere iyi bakılmamasının bir sonucudur. Bunun dışında belirtilen sebepler ile ortaya çıkan ağız kokusutedavisi, teşhise göre gerçekleştirilmektedir.

  • Tip 1 ve tip 2 A.K., ağız içi ve üst solunum yollarının arka duvarından kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla tedaviyi diş hekimleri ve kulak burun boğaz uzmanları gerçekleştirmektedir. Diş eti iltihaplanmaları, yeni süren dişlerde meydana gelen problemlerin ortadan kaldırılması, dolgu ve kanal tedavisi, diş çekimi gibi tedaviler ile dişlerdeki problemlerin ortadan kaldırılması ile birlikte iyi bir ağız bakım alışkanlığı edinildiğinde A.K. tamamen ortadan kaldırılabilir.
  • Tip 3 A. K. mideden ve bağırsaklardan gelen nefes kokularının genel ifadesidir. Mide yaraları, mide- bağırsakla ilgili bütünleşik problemlerden kaynaklanan nefes kokusunun tedavisinde, ilaç kullanımı yaygındır. Bazı durumlarda cerrahi müdahaleler gerekli olabilmektedir.
  • Tip 4 A.K., akciğerlerden gelen nefes kokusu olup, tedavisi ilaç kullanımı ile gerçekleştirilmektedir.
  • Tip 5 A.K. ise tamamen psikolojik olup, kişide herhangi bir kokusu bulunmasa bile, ağzının koktuğu yanılgısı söz konusudur. Bu durumun tedavisi, çeşitli ispatlarla yapılabilmektedir. Tüm a. k. tiplerini, kokunun kaynağını, bağlantılı olduğu hastalıkların tedavisinde izlenecek yöntemi belirlemek için halitometre isimli cihaz ile testi yapılmaktadır. Halitometre, temelde, nefeste ya da ağızda kötü koku oluşuma yol açan sülfür gazlarının ölçümünü gerçekleştirir. Ölçüm sayesinde, kokunun kaynağı belirlenerek %70’e varan oranlarda tedavi sağlanmaktadır.

Psikolojik ağız kokusu problemi de testin gerçekleştirilmesi sayesinde kişiye test sonuçları sunularak ortadan kaldırılabilmektedir.

Kronik bademcik iltihabı sorunu, kişinin sosyal yaşantısını çöküntüye uğratabilmektedir. Bu tip enfeksiyonların, belirti vermeksizin sürekli hale gelebilmesi mümkündür. Bu durumun tespiti yapıldığında, kişinin bademcikleri alınarak kötü koku oluşumu ortadan kaldırılabilir. Bademcik taşı olarak bilinen durum, bademciklerin yüzey dokularındaki kalsiyumlu taş birikintileridir ve önemli sebeplerinden biridir. Bunlar için özel tedavi yöntemleri ya da bademcik ameliyatı söz konusu olabilmektedir.

…adım adım kesin kurtulmanın diğer yolları:

En etkili ağız spreyi ve ilaçları:

Gün içerisinde kullanılabilecek, nefesi tazelemek için güzel bir alternatiftir. Anca tip 1  dışındaki kokuların ortadan kaldırılmasında etkin bir rol oynamayacağı gibi tedaviye yönelik bir kullanımı da mevcut değildir. Bu tür spreyler ve ilaçlar genellikle nane aromalı olup, farklı aromalı olanlarına da piyasadaki farklı üreticilerden ulaşabilmek mümkündür. Sarımsak ve soğan kokuları gibi anlık kokular için tavsiye edilebilen bu spreyler, kronik ağız kokuları için gerekli olmamakta, tedaviye yönelinmesi tavsiye edilmektedir. Eczanelerde ve kozmetik mağzalarda bulunur. Çantanızda kolayca taşınabilir. Toplu ve diş temizleme fırsatı olmayan, yolculukda veya ziyarete olan kişiler için ideal ve anlık bir cözümdür.

 

 

 

Ağız kokusu için gargara gibi faydalı ürünler

Yine yemeklerden sonra pratik bir şekilde uygulanabilecek, ağız ve boğazın bir kısmını temizleyerek bakteri oluşumunu azaltan bir uygulamadır. Ağız gargarası tercih ederken, çinko içeriği yüksek gargaraları tercih etmeniz tavsiye edilir. Çinkonun mikrop öldürücü özelliği bulunmaktadır. Ağız çalkalama suyu tercih ederken, hassas diş eti problemlerinin bulunup bulmadığını bilmeniz oldukça önemlidir. Piyasadaki pek çok ağız gargarası alkol ihtiva etmektedir. Özellikle hassas bir ağız yapısına sahip olanlar, alkolsüz, doğal gargaraları kullanmalıdır.  Kişinin kendi ağız çalkalama suyunu evde bulunan malzemeler ile yapabilmesi mümkündür. Piyasada bulunan ağız gargaraları alkollü olduğundan, dişlerde hafif aşınmalar ve hassasiyetler meydana getirebilirler. Evde yapabileceğiniz doğal ağız gargarları arasında en etkili olan formüller, çay ağacı ve karanfil gargarası, hammelis ve papatya gargarası, sirke gargarası, tuzlu su gargarası ve karbonat gargarası bulunmaktadır. Bu bitkiler ile hazırlanan doğal gargaranın boğaz enfeksiyonlarının iyileşmesine de büyük katkısı bulunmaktadır. Gargara hazırlanırken, malzemelerden birer tutam eklenerek 15 dakika boyunca kaynatıldıktan sonra ılık halde gargara yapılması tavsiye edilmektedir. Sirke gargarasını hazırlarken kaynatma işlemi yapılamayacağından, eczanelerden temin edebileceğiniz saf suya ihtiyacınız olacaktır.

 

Sarimsak kokusu nasil giderilir / Bitkisel cözümler

Halk arasında kokuya sebeb olan bililnen nedenleri, soğan, sarımsak, peynir ve süt ile birlikte, ton balığı ya da kızarmış balık gibi gıdalardır. Bunun yanı sıra, salam sosis, sucuk, pastırma gibi gıdalar, lezzetlendirilmek ve bakteriyel anlamda koruma altına alınmak adına baharatlar ile zenginleştirilmektedirler. Pek çoğunun içeriğinde sarımsak aroması bulunan bu gıdaların tüketimi sebep olmaktadır. Peki, sarımsak kokusunu ne geçirir?
Sarımsak kokusundan kurtulmanın en pratik yollarından biri, taze maydanoz çiğnemektir. Nefes tazeleyici özelliği bulunana maydanoz, öğle yemeklerinde soğan, sarımsak tüketmiş kişilerin ilk başvuracağı koku gidericilerden biri olmalıdır. Bunun yanı sıra, kuru kahve çiğnemek, sarımsak kokusunu baskılamak için en etkili seçeneklerden biridir. Bunun için minik bir kutu içinde, kahve çekirdeği taşıyabilir ve gerekli olduğu durumlarda çiğneyerek nefesinizin kokusunu değiştirebilirsiniz.
Sarımsak, ağızda hoş olmayan bir koku meydana getirmesine rağmen doğal bir antibiyotik ve bağışıklık kuvvetlendiricidir. Bu yüzden tüketiminden uzak durmak tavsiye edilmemektedir. Şifa için sarımsak tüketme zorunluluğu bulunanların, sarımsağı bir bütün halinde yutmaları tavsiye edilmektedir. Bunun yanı sıra, sarımsağı turşu olarak tüketebilme imkanınız da bulunmaktadır.

Sarımsak kokusunu önleyen besinlerden bir diğeri süttür:

Yemeklerden önce ve sonra süt tüketimi, sarımsak kokusunu etkili bir şekilde baskılamaktadır. Journal of Food Science dergisinde 2010 yılında yayınlanmış olan bir habere göre, sütün içerisinde bulunan yağ,  sarımsak içerisindeki sülfürün oluşturduğu kokuyu baskılayarak etkisiz hale getirmektedir. Sütün içerisinde bulunan su ise bir ağız gargarası görevi görmektedir. Bu yüzden bu amaçla tüketilen sütün tam yağlı olmasının daha etkili olduğu bildirilmiştir.

Ancak süt tüketiminden sonra, içeriğindeki laktoz sebebiyle ağız içerisinde ve boğazda hızlı bir bakteri üremesi meydana geleceğinden diş fırçalama işlemi geciktirilmemelidir.
Mantarın, özellikle sarımsak kokusu üzerinde etkili bir besin olduğu bilinmektedir. Mantar içerisinde bulunan polifenollerin ağız kokusunu baskılamada etkili olduğu tespit edilmiştir. Sarımsak tüketeceğiniz zamanlarda, ana öğünlerinizde mantar yemeği bulundurmanız, hatta domates soslarına mantar eklemeniz bu açıdan faydalı olacaktır.
Yoğun polifenol ihtiva eden yeşil çayın da ağır sarımsak kokusunu engelleme konusunda etkili olduğu tespit edilmiştir.

Filoterapi

Son dönemlerde sıkça gündeme gelen popüler konular arasında yer almaktadır. Filoterapi, hastalıkların bitkiler ile tedavisini içeren doğal ve etkili bir yöntemdir. Filoterapi uygulamalarında en yoğun şekilde kullanılan bitkiler arasında, nane, okaliptüs, maydanoz, anason, kamkat, adaçayı, tarhun, kekik, biberiye, rezene, kişniş, tarçın, spirulina, kakule, dereotu ve zencefil yer almaktadır. Evde bu bitkiler ile demleyeceğiniz doğal bitki çaylarını düzenli bir şekilde kullanarak, ağız kokusunu hatta mide ve bağırsaklar ile akciğerlerden kaynaklanan nefes kokularını da engelleyebilmeniz mümkündür.
Burada bilinmesi gereken en önemli nokta, tıbbi aromatik bitkiler grubuna giren bitkilerin, herhangi bir hastalığın tedavisinde, hekim kontrolü olmaksızın 15 günden fazla kullanılmaması gerektiğidir.

Su

Başka bir  önlem uzmanların ilk tavsiyeleri arasında suyu sık ve bol içmek yer almaktadır. Hem ağız ve boğaz kuruluğunu engelleyen hem de vücudu yıkamak, toksinlerden arındırmak için en gerekli sıvı olan suyu bol tüketmek, tüm organların doğru çalışmasını, mide pH’sının doğru seviyelerde kalmasını sağlayacaktır. Yemeklerden önce ve sonra su tüketimi, spor esnasında su tüketimi bir alışkanlık haline getirilmelidir.
Özellikle şeker hastalarında, tükürük bezi salgılarının azaldığı bilinmektedir. Yoğun olarak yaşanan ağız kuruluğunun engellenmesi için yudum yudum olacak şekilde su içmek tavsiye edilir. Şekersiz sakız ise bir diğer tavsiye olmaktadır.
Kötü ağız kokusu sıkça yaşayan kişiler arasında, antidepresan ilaçlar ya da kanser ilaçlarını kullanan hastalar da yer almaktadır. Bu sebeple özellikle antidepresan kullanan hastalara bol su tüketmeleri doktorlar tarafından tavsiye edilmektedir. Patolojik olarak bilinen ve çevreye yayılan kokuların önlenmesinde su tüketimi son derece önemlidir. Kişilere hijyen eğitimi verilmesi, ilaç tedavisi uygulanması ile koku büyük oranda giderilmektedir.

Sigara Kokusu Ağızdan Nasıl Giderilir? Sıgara kokusu nasıl geçer

Sigara ve türevlerinin kullanımı, tip 1 A.K. en önemli sebebi olmakla birlikte, özellikle akciğerlerde nodül oluşumunun ve akciğerlerden gelen kokunun önemli sebepleri arasında yer almaktadır. Sigara kullanan bir kişinin uyuduğu odanın sabah saatlerinde yoğun bir şekilde sigara dumanı koktuğunu fark edebilmeniz mümkündür. Akciğerlerde kalan duman ve biriken ziftten kaynaklanan bu koku, kişinin sigarayı bırakmasından birkaç ay sonra ortadan kalkmaya başlayacaktır.
Bunun yanı sıra, sigara kullananların tüketim alışkanlarına bakıldığında, kahve ve çay gibi kafein içeren sıvıların tüketimine sıkça rastlanmaktadır. Bu sıvılar şekerle tüketimde daha fazla haz verdiğinden, diş çürüklerinin ve diş plaklarının en önemli sebepleri arasında yer almaktadırlar. Bunun yanı sıra, kafein etken maddesi bulunan sıvıların diüretik etkisi bulunduğundan, sık idrara çıkma ile vücuttan yoğun su kaybı yaşanabilir. Bu durum da ağız kuruluğunun dolayısıyla da ağız kokusunun sebebi olabilir.
Bu büyük sorun ile karşılaşmamak için küçük yaşlardan itibaren çeşitli hijyen alışkanlıklarının kazanılmış olması son derece önemlidir. Doğru diş fırçalama, yılda en az bir kez diş hekimi kontrolleri bu açıdan önemli konulardır. Ülkemizde pek çok kişi dişi ağrımadan diş hekimine uğramamaktadır. Oysa diş çürükleri ağrı aşamasından çok önce oluşmaya başlamış olup kötü ağız kokusunun en önemli sebepleridirler. Bu sebeple diş hekimi kontrollerini aksatmamak,  bu sorunun %90 oranında sebebi olan ağız problemlerini erken aşamada ortadan kaldırmak için edinilmesi için gerekli bir durumdur. Ancak unutulmamalıdır ki mide, bağırsak, akciğer ve gırtlak kanserinde de ağız kokusuna sıkca rastlanıyor.

Halitometre – Ağız Kokusu Nasıl Ölçülür, Hangi Alet Ölçer ?

Ağız kokusu halitometre aleti ile ölçülür. Halitometre kullanımı doğru yapılır ise ağızda kokunun olup olmadığını belli eder ve ölçülen ağız gazının ne sebep ile ortaya çıktığını yani hangi grup olduğunu gösterir. Ağız ve nefes kokusu tedavisinin süreci hakkında bilgi verir. Tedavinin sürecini izler. Halitometreler yardımı ile kokunun miktarını ölçülür ancak kokunun geldiği kaynağı göstermez. Tek seferde ölçüm ile net bir sonuca varılmaz çünkü koku gün içerinde çeşitli durumlarda farklılık gösterebiliyor. Kaliteli olmadığı durumlarda konun cinsini, koku gazlarının şiddetini belirleyemez ve ayrıca kokunun varlığını dahi teşhis edemez.

Diğer Ölçüm Yöntemleri Nelerdir ?

A.K. ölçülebilmesi için doktora giden kişiler, işaret parmağı yardımı ile dişlerinin arasına parmağını koyarak çenesi açık kalacak şekilde tutar. Bu işlem esnasında kişi burnundan nefes alıp vermeye devam eder. Kişi bu işlemi yaparken doktor ise damak tepesinden pipet yardımı ile ağız kokusunun gazını alır. Ağızda bulunan kokular ayrı sebeplerden ortaya çıktığından dolayı, her birinin ölçüm ve tespiti ayrı şekilde yapılır.

Buna bir örnek de, hasta bir ambunun içinde nefes alıp verir bu durumda aldığı nefes burnun üstünde bulunan bir borudan girer ve verdiği nefes ise bir balonda biriktirilir. Bu esnada doktor nefesleri birbirine karıştırmadan pipet ile emer. Önemli olan unsur alınan nefes ile verilen nefesin birbirlerine karıştırılmamasıdır. Bu yöntem ile kişinin nefes sıcaklığı ve nefesindeki nem oranı ölçülür.

Kaynaklar:
H. – a common medical and social problem
Wikipedia
Zentrum der Gesundheit

 

En Çok Ilgi Gören Konular