Ramazanda Ağız Kokusuna Cözüm ! (2017 güncel)

Ramazan ayında en sık karşılaşılan problemler arasında ağız kokusu yer almaktadır.  Ramazanda ağız kokusu gerek öğünlerin arasının yaklaşık 15 saat olmasından kaynaklanan açlık durumu, gerekse sindirim yollarının beslenme alışkanlığı değişiminden olumsuz etkilenmesi sonucunda ağız kokusu problemi ortaya çıkmaktadır. Peki,Ramazanda ağız kokusu nasıl önlenir?

Ramazanda ağız kokusunun nedenleri arasında, ağız kuruluğu durumu ilk sırada gelmektedir. Vücudun susuz kalması, tükürük salgısının azalmasına yol açarak ağızda kuruluk hissi oluşturmaktadır. Tükürük salgısının, hem besin parçalayıcı özelliği hem de ağız içi dokuları koruma işlevi mevcuttur. Koruma işlemi yoğun olarak kötü koku ve dişlerde korozyon oluşturan bakterilere karşı gerçekleştirilir.

Bunun yanı sıra, tükürük sıvısı hem dişler ve diş etleri etrafındaki hem de dildeki sıvıların sürekli dönüşümünü sağlar ve ağız içerisinde yenilenmiş bir ortam oluşturur. Ramazandagün içerisinde besin ve sıvı tüketimi mevcut olmadığından, ağız içerisinde bakterilerce yoğun stabil bir ortam oluşmaktadır. Bu durum da ağız kokusuna yol açmaktadır.

Bunun yanı sıra, sahurda tüketilen gıdaların, yeterince sindirilememesi ya da bu gıdaların sindirimini hızlandırmak adına midenin fazla asit salgılaması, mide yanması, mide kaynaması, reflü, gastrit, mide-bağırsak problemleri gibi problemleri de beraberinde getirmektedir. Mide kaynaması ile birlikte yemek borusuna ulaşan asitlerin ağız kokusunda önemli bir etken oldukları bilinmektedir. Sindirim problemlerinin ağız kokusuna yol açmasına engellemek için sahurda mide koruyucu ya da mide pH’sını düzenleyen tabletler tercih edilebilir.

Ramazanda ağız kokusuna çözüm oluşturabilecek en etkili yöntem, tüketim için doğru besinleri tercih etmektir. Özellikle lifli sebze ve meyveler suyu vücutta tutma özellikleri bulunduğundan, ağız kuruluğunun önlenmesi için tercih edilmelidirler.

Bunun yanı sıra diüretik etkisi bulunan, çay, kahve, kola ve diğer gazlı içeceklerin mümkün olduğunca az tüketimi tavsiye edilmektedir. Diüretik etki suyun vücuttan atılmasını hızlandıran bir etkidir. Bu yüzden hızlı sıvı kaybına sebep olur.

Ramazanda ağız kokusunu önlemek için baharatlı ve ağır gıdalardan uzak durulmalıdır. Soğan, sarımsak ve baharatlı gıdalar su ihtiyacınızı maksimum seviyeye çıkarmanın yanı sıra, vücut ve ağız içi kokusunu değiştirirler.

İşlenmiş gıdalar, yapay karbonhidrat içeren gıdalar diş çürüklerinin hızla yayılmasına sebep olabilir. Bu yüzden tüketimleri yalnızca ramazan ayında değil her zaman minimum seviyede tutulmalıdır.

Ramazanda diüretik etkisi bulunan ilaçların kullanımı ağız kokusuna yol açabilir. Özellikle düzenli ilaç kullanımı bulunan kişilerin, oruç tutmak için uygun fizyolojik durumda olup olmadıklarını hekim kontrolünde teyit ettirmeleri gerekmektedir.

Ramazan ayından önce genel ağız sağlığının kontrolü ve ağız içi tedavilerinin yapılmış olması önemlidir. Dolgu gerektiren diş çürükleri tedavi edilmeli, çekilmesi gereken çürük dişler ağızdan uzaklaştırmalı ve özellikle diş eti problemleri ortadan kaldırılmış olmalıdır.

Ağızda kötü koku oluşumu yalnızca ağız içi ve sindirim yollarından değil, akciğerlerden de geliyor olabilir. Nefes kokusu olarak adlandırılan bu durumun ortadan kaldırılması için sigara tüketimi ortadan kaldırılmalı, akciğerlerdeki çeşitli enfeksiyonları ortadan kaldıran yöntemler uygulanmalıdır. Adaçayı, maydanoz çayı gibi doğal bitki çayları, akciğerlerden kaynaklanan nefes kokularını önlemek için Ramazan ayında tercih edilebilirler.

Akciğerlerde bulunan nodüller, kan gazı seviyesinin yüksek olması da nefes kokusunu tetikleyen problemlerdir. Bu tür durumlar hekim kontrolünde çözülebilmektedir.

Ağız içi hijyeni, sahurda ayrıntılı bir şekilde sağlanmalıdır. Dişler en az 2 dakika boyunca çürük önleyici diş macunu ile fırçalandıktan sonra mutlaka diş ipi kullanılması gerekmektedir. Diş eti problemleri bulunan kişilerin karanfilli hassasiyet giderici macunları tercih edebilmeleri mümkündür.

Diş ipi kullanımı, diş fırçasının ulaşamadığı noktaları da temizleyerek bakteri üretimini minimum seviyeye indirir. Bunun yanı sıra, dilin sırt kısmının ve arka kısımlarının fırçalanması dil üzerine ekşi tat bırakan, toksik etki ve ağız kokusu oluşturan bakterilerin de yok olmasını sağlar.

 

En Çok Ilgi Gören Konular